Sortlo English

Sortlo'nun dünyasından

Tik'in Oku

Bir bloğun oku yok. Altı kısa sayfa; hepsi açık, sırayla oku.

Bu hikâye oyunun içinde geçmez, oyunun dünyasında geçer: üç dünya, oklu bloklar, kaplar ve tepsi aynı.

Boş tahtada tek başına duran Tik

Sera

Tahtadaki her blok nereye gideceğini biliyordu. Kırmızı sola kaydı, sarı yukarı; her biri okunu izleyip bir saksıya girdi ve gitti. Tik kaldı. Yüzü dümdüzdü: ne oku vardı ne saksısı. “Ben nereye?” diye sordu boş tahtaya. Bir kelebek kanatlarını açtı. “Belki saksıya değil.”

Kelebek Tik'in üstüne kondu

Sera, öğleden sonra

Kelebek Tik'in üstüne kondu, başını yana yatırdı. “Ok, seni bekleyen yeri gösterir,” dedi. “Saksılar bitkileri bekler. Seni bekleyen yer yoksa ok da çıkmaz.” “Yani bende bir terslik mi var?” “Hayır. Yerin başka yerde. Martıya sor; limanda sayılmamış şey yoktur.”

Limanda martı ve Tik

Liman

Yuvarlanan bir sandık Tik'i rıhtım boyunca götürdü. Bir martı, bağlama direğinde, kendi kendine sayıyordu. “Elli iki. Elli üç.” “Pardon?” “Sayıyorum!” Sonunda: “Yüz elli beş konteyner, hiçbiri senin değil. Seradaki saksı, buradaki konteyner, kedi kafedeki sepet. Sen çelik kutu değilsin. Sepete bak.”

Kedi sepete önce girdi, Tik bekliyor

Kedi kafe

Sıcak, sessiz, kızarmış ekmek kokulu. Minik kedi kulaklı bloklar, yumuşak minderlerdeki sepetlere kayıyordu. Pencere kenarındaki sepet boştu; sapına küçük bir etiket bağlıydı. Tik koştu ama bir kedi önce davranıp kıvrıldı. “Beş dakika,” dedi gözünü açmadan. Tik oturup bekledi.

Kedi sepette, Tik etikete bakıyor

Kedi kafe, biraz sonra

Beş dakika bir saat oldu. Tik etiketi sonunda okudu: küçük, özenli bir çizim, dümdüz yüzlü bir kare; altında tek kelime. Tik. “Bu benim,” dedi Tik. “Hı,” dedi kedi. “Isıttım. İçine kimsenin oturmadığı sepet soğur.”

Tik'in yüzünde sepeti gösteren bir ok; kedi gerinmiş, boş sepet bekliyor

Kedi kafe, akşam

“Beş dakika,” dedi kedi sonunda, gerindi ve sepetten indi. Sepet boş kaldı. Bekliyordu. Tik'in yüzünde ince beyaz bir çizgi titredi: ok, tam sepeti gösteriyordu. Tik kaydı; minder hâlâ sıcaktı. Yandaki sepette ikinci bir etiket sallanıyordu. Üstünde henüz isim yoktu.

Hikâye burada bitmiyor.

Yandaki sepette adı yazılmamış bir etiket var. Kimin için?

Oyunu keşfet